kayıt sırasında akılda tutulması gereken en önemli şey , analog sinyalin dijital dataya dönüştürülmesi sırasında gerçekleşen quantization ve buna bağlı meydana gelebilecek hatalardır.
bu hataların gerçekleşmesi ses kartındaki clock'un dandik olup olmamasına bağlıdır.peki quantization , 16 bit , 24 bit , sampling rate nedir.
sinüs dalgasının tepe ve çukur noktalarını düşünelim.iki sıfır noktası arasında kalan tepe ve çukur tam bir dalgayı veriyor bize.digital sinyale çevrilme esnasında y eksenine sıfır noktasında kalan iki noktanın arası bilgisayar tarafından aralıklara bölünür.bu örnekleme hızıdır yani 44.1khz , 96khz dediğimiz şey budur.44.1 khz dediğimiz zaman bir sinüs dalgasında 44.100 tane aralık olduğunu düşünebiliriz.y ekseni ise amplitube u tarif eder ve yine bilgisayar tarafından aralıklara bölünür.burada da bitrate söz konusu olur.
mantıken ne kadar aralık fazla olursa analog sinyale o kadar yakın olacağını düşünebiliriz ama bu aralıkların fazla olması bilgisayar ve ses kartının kabiliyetlerine bağlı olabilir.bundan daha önemlisi de mantık olarak aralıkların fazla olması ciddi bir performans gereksinimine yol açabilir.
şöyle ki ;
x,y ekseninde bu kordinatlarla belirlenebilmiş noktalar bilgisayar tarafından çizilirken PCM (pulse code moduliation) yöntemi kullanılır.yani clock dediğimiz şey ne zaman sinyal yollarsa ve bu sinyaller ne kadar mükemmel aralıklarla (kusursuz) gönderilirse , bu işlem da o kadar kusursuz olacaktır.192000 hz lik (bir sinüs dalgasını 192000 parçaya bölmek) bir quantizasyon sırasında bu kadar hızlı bir clock da icad edilemediğinden (bana göre) çok ciddi quantiazyon hatalarını beraberinde getirebilir.
bu açılardan bakıldığında 24 bit ve 16 bit kayıt arasında da müthiş bir kalite farkı olabileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
http://cnx.org/content/m0051/latest/
kkurt un verdiği linki inceledim.bu linkte low pas filter anlatılmış konu ile ilgisini pek anlayamadım.low pas filter parametric eq larda kullanılan ve bazı eq larda sabit bazılarında ise değiştirilebilir "q" ile ayarlanabilen , alt frekansları (istenirse tabi 22k ya kadar da kesilir ama genelde 1000 den aşağısını kesmek için kullanırız tabi bu karar band sayısına göre de değişir.) kesmek için kullanılan (tamamen kesmek) bir eq özelliği.linkte bu filtrenin analog ve dijital versiyonlarından bahsedilmiş.ve dijital filtreler ile analog filtrelerden daha iyi sonuç alınabileceği söylenmiş.
bunların dışında sonradan değişen enstruman frekansları , amplitube ları (en azından kulağa böyle gelebilir) miks denen uzun , zahmetli , beyin sömürücüsü iş ile istenilen hale getirilir müşteriye sunulur.
herşey mükemmel olabilse bile , 4 5 adet enstrumanda bizim net duyamadığımız frekanslar üst üste geldiklerinde alakasız bir şey ortaya çıkarabilirler.bu yüzden miks gerçekten planlanıp öyle girişilmesi gereken bir hadise.hangi enstrumanı hangi aralıklara oturtacağımız hangisinin armoniklerinin duyulmaya gerek olmadığı ve hangilerinin fövde frekanslarının üst üste geleceğini bilmek bunlara göre miks yapmak hayati önem taşır.
"Birden fazla enstrumanı stereo kaydettiğiniz zamanlarda ise, enstrumanların dinleyici tarafından hissedilen konumları kayar, ve onu kolay kolay düzeltemezsiniz."
bahsettiğin şey stereo mikrofonlama teknikleri (başka ne olabilir gerçi bilmiyorum) ise böyle bir şey yaşanması ancak performansı icra eden insanın yer değiştirmesi , dinlerken kolonların yer değiştirmesi veya dinleyicinin yer değiştirmesi ile mümkün olabilir.stereo denilen duyum faz farkı ile gerçekleşir ve mikrofonlar belli kurallara , formüllere göre yerleştirilerek kayıt yapılır.örneğin bir koro kaydında genel olarak kullanılan teknik xy tekniğidir mikrofonların duruşu bir kuralara bağlı kalır.ama soldan sağa sağdan sola kendi kendine panlanmaz.koro kaydı yaptım en azından ben yaşamadım böyle bir şey.
44.1khz in frekans cevaplarına etkisini ise bilmiyorum hiç duymadım söylediklerinden de pek anlamadım aslında ama araştırıcam bunu.