Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

ses kartı(m -audio)

  • kkurt • 28 Ekim 2007 13:33 • #557622
    Aslında sayısal sinyalin analog'a benzemesi diye birşey söz konusu değil, doğru örneklenen analog sinyalin sayısal bir yöntemle temsil edilmesi, sonra orjinal analog sinyalin istendiğinde yeniden oluşturulması söz konusu. Doğru örnekleme nyquist teoremi denen ve analog sinyalin içerdiği maksimum frekansın örnekleme hızının yarısından az olması gerektiğini söyleyen bir kriterin sağlanmasına bağlı. Yani 44.1khz de örnekleme yapıyorsan, örnekleme öncesi analog sinyalin içereceği maksimum frekans 22.05khz olabilir, aksi durumda örtüşme bozulması (aliasing distorsion) denen istenmeyen bir olay olur, ve orjinal analog sinyal yanlış temsil edilir. Daha doğrusu sayısal temsil "ambiguous" (çok anlamlı)'dır, ve örnekleme öncesi Nyquist kriterini sağlamadığın sürece o çok anlamlı sinyalin hangi anlamda olduğunu bilmenin ve orjinal sinyalin aynısını yeniden yaratmanın bir yolu yoktur.

    Buraya kadar teorik olarak herşey güzel. Sorun örnekleme öncesi analog sinyalin 22.05khz'den yüksek harmonikler içermesi durumunda ne olacağı, ki içermeyeceğini kimse garanti edemez. O yüzden de örnekleme öncesi analog sinyalin filtrelenmesi gerekiyor. O da doğal olarak bir analog filtre ile yapılmak zorunda. Gel gelelim analog filtrelerin performansı pek te o kadar harika değil, ve iki frekans bandını birbirinden ayırma yetenekleri arttırıldıkça, "pass band ripple" denen o istenmeyen olay oluyor, yani filtrelenmeyen frekanslardaki frekans cevabının düzlüğü bozuluyor. O yüzden, örnekleme frekansı ne kadar yüksek olursa, bu filtreye düşen görev de o kadar kolay oluyor, filtreyi tasarlayan kişinin başı daha az ağrıyor. Ses kartlarının örnekleme frekansının sürekli artma trendinde oluşu (önce 48khz, sonra 96khz, şimdi de 192khz modası) tamamen bununla ilgili. Teorik olarak doğru bir çözüm, fakat dediğin gibi 192khz de çalışan saatler pek te kararlı ve tutarlı değil o yüzden 96khz'de durmak, işin bxkunu çıkartmamakta fayda var.

    Düz olmayan frekans cevabının enstrumanların konumunun algılanmasına yarattığı sorunların kaynağını ise o kadar net bir şekilde bilmiyorum, başka biryerde okumuştum, ama insan kulağının şekli ile ilgili olabilir, çünkü insan kulağıın önden ve arkadan gelen frekanslara olan tepkisi, kulağın şekli sebebi ile değişik, ve bu nedenle sadece 2 adet kulağımız olmasına rağmen seslerin önümüzden mi yoksa arkamızdan mı geldiğini 3. bir kulağa ihtiyaç duymadan anlayabiliyoruz, ve dolby dijital denen surround sound sistemleri bu olaydan yararlanarak çalışıyor. Ses kartının düz olmayan frekans cevabı ise bu olayla ilgili beyindeki sinir sisteminin işleyişini bozuyor olabilir, ama klasik müzik kaydetmediğin sürece önemli olmadığını düşünüyorum, çünkü diğer müzik türlerinde müziğin çalındığı ortamın kayda yansıması gibi bir titizlik söz konusu değil, miksi yapan adam kafasına göre takılıyor, gerçekçilik beklenmiyor, sadece "sanat" bekleniyor.
Bu konunun tüm mesajları