şeriat şeriat deyipte gaflet dalalete asıl siz düşüyorsunuz.elin adamı her gördüğü yere kilise açsın.kendi rüya memleketinde de durum böyle olsun bilinçsiz yobaz bir toplum yaratmak için ingilizce eğitimi,çeşitli dernek lobi faaliyetlerini desteklesin,globalleşen dünya masallarıyla bizleri kandırsın.sizde demokratız,laikiz diyerek,konuştuğun dilini unutmak için elinden geleni yap bilakis özellikle odtüler bogaziçilerin peşinde koşarak ,çocuklarınızı kendi ellerinizle anadolu liselerine gönderip,tv başından ayırmayın,liberalizm adı altında sigara içki uyuşturucu gibi metaryellerle senin geleceğini çalsın sizlerde ses çıkarmadan izleyin hattı zatında kendi ellernizle destek verin
sonrada şeriat şeriat deyin şeriat dediğiniz şey
magazin gündemiyle,cinayet gasp cinsi sapıklık haberleriyle 100 tv kanalıdan 99 unun boş yayınlarla halkı bilinçsizleştirmesimidir
cezayirde fransız katliamı mı?,filistinde israilin katliamı mı?yoksa amerikanın afgan,şii sunni ıraklı arap katliamı mı?yoksa kızılderili katliamı mı?yoksa eski sovyetlerin sosyal ve kültürel sömürüsü mü? veyahutta İngilizlerin İrlandalıları yok etmek için dinini dilini mi yok etmesi midir?Bütün bunları laiklik kavramını irtica kavramını türkiyeye sokup,aslında kendilerinin laik olmadığı misyonerler,masonlarmıdır.
yoksa dünyayı tekeli altına almak için kendi halkını bile uyutan cahil işsiz maddeci yetiştiren amerikan rüyası mıdır?
tarihimize damgasını vuran bütün değişiklikleri sadece 1 adamın yapması her ne kadar bizleri daimi şekilde gururlandırsa da, atatürkün yaptığı bütün bu devrimler, yenilikler bir şekilde belli kesimler tarafından çarpıtılarak türk halkının uyutulmasına; tarih sayfamızda adeta bir tanrı yaratılarak hiç kimsenin düşünmeden, sorgulamadan, araştırmadan "o ne yaptıysa doğrudur, şüphe götürmezdir" fikir sahibi olmasına, ve en acısı nerde bir yanışlık olsa bir şeyler yapacağımıza "atam uyan da gör" deyimlerine sığınmamıza, ya da atatürkün şekil verdiği düşünceleri, kavramları kullanarak, oyuncak ederek -ve yine hiç kimsenin ne de olsa sorgulamayacağını bilerekten- laiklik, milliyetçilik gibi kavramları istediği gibi kullanıp halkı ayakta uyutanların varlığını devam ettirmelerine ne yazık ki sebebiyet vermişizdir..
bizim ülkemizde, kadınlara seçme ve seçilme hakkını atatürk vermiştir; fransadaki gibi kadınlarımız bu hakkını elde etmek için varolan düzene karşı çıkıp akabinde eylem yapıp, eylemlerinde polislerden cop yiyip, hatta eylemlerinde destekçilerinin yaralanıp ölmesi gibi durumlar uzaktan yakından yaşamamıştır.. dolayısıyla, alınmayıp verilen her hakta olduğu gibi bunun da değeri bilinememiş, kadınlarımız uzun süredir yönetimde, her alanda pasif kalmışlardır ki, halen daha aktif değillerdir yeterince; mecliste sayın bakalım kaç tane kadın var?
demin söylediğim sadece yüzlerce örnekten bir tanesiydi.. bir çok arkadaş mesaj atmış, vatan millet sakarya, atatürkü çok seviyoruz rahat uyu atam hede hödö. atatürkü böyle seviyorsak, bir yerde bir yanlış olmalı. bir insanı sevmek, o insana saygı duymak için hakkında yeterince bilgi sahibi olmak, araştırma yapmak, sadece okul kitaplarında yazan "atatürk 1881 yılında doğmuştur, 19 mayısta samsuna çıkmıştır 1938'de ölmüştür" lerin çok daha ötesine gidebilmek gereklidir. evet, atatürk türk milletinin tarihindeki en büyük insanlardan biridir, ama neticesinde o da sen-ben gibi bir insandır.. biz hep bunu atlıyoruz, atatürkü gözümüzde tanrı yapıyoruz. atatürk'ün bir kere dahi hata yapmış olabileceğini, acaba şurda şöyle yapsaydı burda böyle daha iyi olurdu gibi düşünceleri, ihtimalleri bizler aklımızın ucundan bile geçirmiyoruz.. atıyorum, musul ve kelkük'ü kaybetmeyebilir miydik mi acaba, ya da lozandan daha iyi sonuçlarla çıkabilir miydik gibi şeyleri bırakın sorgulamayı, ihtimallerini dahi düşünemiyoruz. bu bizi hep sabit bir görüşe, tek düze bir mantığa, gözümüze at gözlüğü takmamıza neden oluyor. bugün alakasız, abuk subuk hırlı hırsız, kolpadan aydın o kadar çok kişi çıkıp ben atatürkçüyüm diyor ki, artık bu kavram bir dokunulmazlık gibi olmuş; atatürkçüyüm diyen yakayı sıyırıyor, ne de olsa kimse nesin kimsin du bakalım sorgulamıyor. bugün ayyuka çıkmıştır ki, kendilerini atatürkçüyüm, kemalistim diye saçma sapan terimlerin vasıflarına sokan insanlar vardır.. yahu, sen atatürkçüsün de biz neyiz? biz atatürkü sevmiyor muyuz, karşı mıyız? kemalistsin de, biz bu cumhuriyette yaşamıyor muyuz, herkes bu ülkeyi yıkmaya mı çalışıyor bir sen mi savunuyorsun? o yüzden atatürkçü düşünce dernekleriymiş, kemalistlermiş böyle adamlar gördüğümde dayanamıyorum. bu, resmen ayırımcılıktır. seni beni, kendisinden ayırmaktadır. bir kere atatürkçüyüm diye kendini diğerlerinden ayıran, atatürk ilkelerini bilmiyordur ki, halkçılık ilkesi herkesin eşitliliğine ışık tutar, sınıf farkını kaldırır. işte bu adamlar yüzünden, atatürkü çıkıp orda burda kullanan, düşünmeden her olanı kabul eden, üzerine bir şeyler eklemeyen, dar görüşlülükler yüzünden de türkiye geriye, daha da gerilere gitmektedir. "devrimcilik" atatürkün belki de en önemli ilkesidir ama, cumhuriyet kurulduğundan beri tek bir tuğla koyamamışız, yükseğe çıkamamış aksine devrilmeğe çok yaklaşmışızdır ki; böyle uyutularak, atam rahat uyu diye diye 10. 50. 75. 80. yıl marşlarıyla, "aman bir şey olur laiklik gider" gibi, "ülkeni seviyorsun faşist misin sen" gibi, hiç bir şeyi okumadan, araştırmadan yıllarımızı hayatımızı sadece kutlayarak geçiriyoruz, kutlayalım bakalım da, nereye kadar.. benim üzüldüğüm şu yazdığım yazıya bile atatürkü kötülediğimi düşünerekten bana böyle ayar cevap yazacak olanlar olacak.. yazıktır diyorum bir millete, bir topluma..