Sonuç olarak kapitalist bir oluşumdan yararlanıp yararlanmamak anarşist bir adamın pek de s*kinde değildir.
anarşizmin tekbir şekli yoktur.Anarşizm deyince insanların aklına tek bir olgu gelmez.Benim aklıma devletin olmadığı,özgür yardımlaşmalar sayesinde varlığıunı sürdüren bir komünizm şekli geliyor.Buna ulaşabilmek için de ilk önce yıkılması gereken sistem kapitalizmdir.Kapitalizm yıkıldıktan sonra yerine (zamanla kapitalizmin yerini alacak )yeni bir yönetim kurmadan, insanların bireysel ve sosyal gelişimini engellemiyecek,ortak servetin ortak kullanıldığı bir oluşum getirmek her anarşistin hayali olmalıdır.
Hem unutma günümüzde devleti ortadan kaldırıp,para babalarını bırakırsan bunun adı anarşizm olmaz.Artık devletler büyük firmaların kontrolünde.Günümüzde dev şirketler artık birer devlettir.Savaşlar başlatıp,ülkeleri işgal edip,işgence yapar,çocuk işçi çalıştırıp insanları sefalete mahküm ederler.Yani devlet anlayışı ve tanımı değişti.50 yıl önce yazılmış kitaplarda bunun önceden görülmüş olmasını beklemiyorum.
Bence her anarşist, devlet yapısına karşı çıktığı kadar(belki daha da fazla) kapitalist sisteme ve onun dayatmalarına karşı çıkmalıdır.
Çok şey bildiği mi idda etmiyorum ama görüşlerim bunlar.İnsanları sen "hiçbişey bilmiyosun,git kumda oyna çocuğum" diye rencide etmek doğru değildir.Bu da -peşinde olduğumuz- "bireyin özgür gelişimi" önündeki engellerden biridir.herkesin kendi altındakini ister sözle ister haraketleriyel ezmesi kabul edilemez...