Yazık , gerçekten içim ezildi...
Akademi Türkiye'ye arada bakardım. Saf bu eleman derdim , dalavere çeviremiyor , bu şekilde yarışma kazanamaz... Kazandı , çok sevinmiştim programı pek sevmediğim halde... Heheyt , en azından rock dinleyen ve yapan biri böyle bir yarışmadan galip çıkabildi , yarışmaya bile aşk reklamlarını karıştıranlara rağmen... Albüm çıkarttı , dinledim , çok şey beklemiyordum zaten. İlk albümüydü , hiç hazır değildi , aceleye geldi ama yine de kötü değildi...
Diziye çıktı , Alfonso oldu , Tarık oldu... Arada ekranda sırıtmasına rağmen yine de iyi iş çıkardı , piyasadaki bir çok elemandan daha iyi yaptı rolünü... Öyle de sevdik...
Efendi biriydi , en azından bildiğim kadarıyla... Arabada ölen kızlardan birinin "eski" sevgilisi olması da bunun kanıtı bence... Biz bu "eski" sevgiliyi , hiç yeniyken televizyonlarda görmüş müydük Barış'la beraber? Hayır , özel yaşamıyla ekrana gelmiyordu , en azından benim izlediğim kadarıyla...
Müzisyen olarak? "Sevmezdim" diyenler var... Sevmeyebilirsiniz tabi , ama saçmalayanlar da var bol bol... Onlara sözüm... Sevmeyin zaten , tek bir şarkısını dinleyerek sanatçı hakkında hükme varan müzik otoritelerine ihtiyacımız hiç olmadı bizim , olmayacak da...
İçimin daha çok acıdığı nokta ise yapılan "karı-kız" yorumu oldu (Bu ne kaba bir laftır ya?! O ayrı konu...)... Demek ki ben "dostum" dediğim iki kızla aynı arabadayken kaza yapsam "karı-kız"la alem yapıyor olacaktım? Vay be... Ki istesem yaparım , kime ne? (Beren kızma canım , bu öylesine bir laftı ,beni tanıyan herkes bilir yapmayacağımı...)
Yani Yiğit ,bu yorumun hakkında ne desem boş , gerçekten boş... "Karı-kız"la alem yapanların ölmeyi hakettiğini düşünüyorsan , hala nefes alman büyük çelişki dostum. Bence bir özür borçlusun adama , her ne kadar belki de hiç öğrenemeyecek bile olsa... En azından arkasından saçmaladım demezsin.