-
Ya kardeşim deli misin nesin, garaj'da yerli malı tüketme ve milliyetçilik akımları mı başlatmaya çalışıyorsun? Bilmiyorsan söyleyeyim: Türkiye'de dizilerin, müziklerin, vs.lerin genel kalitesi çok düşük, berbat. Dizilerden yine ara sıra güzel şeyler çıkıyor ama sen saat sabah 11 gibi aç bakalım televizyonu ne rezil programlar göreceksin. Ben o salak şovları izleyince insan olmaktan utanıyorum. Ha, arada kaliteli birşeyler çıkıyor, biz de izliyoruz/dinliyoruz onları ama genellikle gavurun yaptığının Türkiye'de alternatifi olmuyor (mesela CSI dizisinin bir alternatifi var mı? Yok.). Neden herşeyi Türk/Gavur olarak ayırma ihtiyacı hissediyosun?
-
lost derim susarım =) oyuncuların tekinin bir haftalık dizi parasıyla bi şehir kurarız biz =)
-
sürekli yollanıp duran yabancı firmaların ürünlerini kötüleyen forward maillerden sonra bu da farklı bir taktik heralde...
...ayrıca yuzde 95 inizin nicki yabancı...
bu konuyu içeren bir başlık vardı garajda bir zamanlar... michelle:D bize onu hatırlattın..
-
Ah michelle ah :)))
Aranızda en çok ben severdim(!) onu , bilenler bilir ;)
-
Kim iyisini yaparsa onu seyrederim ve takip ederim. Bu konuda milliyetci tutumlar bence cok gereksiz. Ne yani sırf türk yapımı diye kalitesizliğe mi boğulmak zorundayım ya da cnbce den kafamı kaldırmadan mı yaşamalıyım? Kimse onyargılı konustugumu düsünmesin. tahmininizden cok fazla türk filmi izledim, o kadar cok olmasada yabancı film izledim. Herkese eşit mesafedeyim. Bana hitap edecek yapım kaliteli olmak zorunda. Paçozluğa dayanacak gücüm kalmadıgından mümkün oldugunca tv de seyretmiyorum zaten. BiR koltugun üstüne oturup 25 dakika boyunca salak salak "aa John sen mi geldin?" (hiohohaohaoha efekti) John embesil bicimde odaya dalar "n'ooldu?" der bir hiohaohaoaha efekti daha derken yan komşu gelir abuk bişe der bir saçma gülme efekti daha... tarzında Amerikan dizilerinden nefret ediyorum. kısık sesle konuşup cizgili takım giyerek milletin orasını burasını kesip, sakat bırakıp, sonra kazandıgı paranın hayrını goremeyen mafya tribindeki adamların dramının anlatıldığı dizilerden, ya da evli barklı kadınların coluk cocugunu alıp kocasını terkedip doktora kactıgı yogun icerikli dizilerden ya da şişko Pınar Altuğun o cirkin ifadesiyle "aman ne ideal anneyim!" i oynadıgı dizilerdende nefret ediyorum. Kalite evrenseldir. Kim bu seviyeye ulaşırsa iyi bir iş başarmış olur ve ben takdir edip izlerim. Eşkiya cok güzel bir filmdi. Kalitesini ortaya koymuş bir yapımdı ama bir rambo ilk kan dediğinizde 3.sınıf oyunculuk ve Stallone'nin kronik yeteneksizliği'de eklenince bu kalitesiz bir filmdi. (Rambo evladım in aşagı!/ inmicem albayım su sıkıyolar aşağıda!) (argggh dejenere türkce ;)Dayı Hard seri halinde kaliteli bir yapımdı ama "nasıl orospu oldum?" temalı yüzlerce kalitesiz film bu ülkede çekilmedi mi? Kalite ve estetik evrensel kabul görür. Siz burda güzel birşey yaparsanız bu dünyanın her yerinde beğenilir. Ben kişisel olarak birşey izleyeceksem ya da bir etkinliğe katılacaksam en iyisini görmek isterim. Çünkü zamanımız çok kısıtlı ve 60 iq lu insanlar için hazırlanan yapımlar sinirlerimi yıpratıyor. (yarışma programları, kadın programları, bazı haber bültenleri, diziler, sevgili müzik kanalları başta Mtv ve onun kurmaca ve toplama salak gençleri, gercek kesit programları vs...) tv ve internet doğru kullanabilirsek bize hiçbir kuşağa nasip olmayan bir bilgiye ulaşma gücü veriyor. Boş geçmeyelim. Son olarak benim kaliteden anladığım bir yapımın özgünlüğü ve size bir duygu ya da fikir verebilmesidir. Eğer mesela icra çok önemli olsaydı bugün bütün dünya Japonlara tapardı. J-pop, J-rock adamlar icra olsun kayıt olsun çok çok başarılılar ama dinlediğinizde orjinal bir şarkının kopyası hissini verdikleri için beğenemiyorsunuz.
bu kadar celallenmişken,
bkz: www.kutayyavuz.com
-
kardesim ortaya bi laf atıp gidiyorum.geliyorum ki birbirinizi yemişsiniz..hiç biriniz anlamıyorsunuz beni..ben milliyetçi değilim ayrıca..yanlızca neden bizde özenilen olmuyoruz.neden insanlar harekete gecmiyo..yokmu doğru dürüst yapımlar yapacak sorusunun cevabını arıyorum...doğru soyluyorsunuz.sabah programları..diziler...albümler...çoğu rezalet şu anda...ee sizler en bilinçli müzik dinleyicileri veya yapımcılarısınız herneyse..siz bizim sanatlarımızı boyle bi durumda olduğu için bırakıp baska seylere yonelirseniz kim kurtaracak sanatımızı..yapmamız gereken kötü olanı bırakıp iyiye yonelmek değil...kötü olanı düzeltip iyi olmak...meseleyi oyle bi yere cektinizki..sanki ben diyorumm ki niye yabancı müzik müzik dinliyorsunuz...ilahi sizler...
-
bu arada kutay ..gercekten begendim yazdığını..düşüncelerimiz farklı ama düşündüklerini adam gibi ve acıkca yazman karakteri oturmus zeki bi insan oldugunu gösteriyoo..en azından bazıları gibi sırf gıcıklık olsun diye satasmıyorsun...sagol kardesim..
-
yerli müziğin fazla tercih edilmemesini son dönemde çıkan albümlerin birbirlerinin kopyası (melodiler, ritimler(örn:dupdız dupdız), abuk subuk sözler) olmasına bağlıyorum, ve ben bu müziğe türk ticari müziği diyorum, plak şirketlerinin sadece satmaya yönelik çıkardığı bu müzik halk arasında bir şablon haline geliyo böylece birbirin benzeyen şarkılar çok kısa aralıklarla çıkıp çabuk meşhur oluyo ve çabuk önemini yitiriyor. bu tip 5 dakikada yapılan piyasa müziği emek verilerek yapılan bir türküden,bir sanat musikisi eserinden, bir türkçe rock parçasında daha kolay piyasaya çıkıyo ve bunların önüne geçerek önemini kaybettiriyor. bakın, Türkiyede müzik para kapısı demektir,plak şirketleri az maliyet ve yüksek kar marjlarına sahip projeler ararlar her zaman için, onların bu projelerine televole cart curt kıl yün tüy destek çıkar ve albüm promosyonunu yaparlar. Hiç bu tip programlarda bir türküyü arka planda gördünüz mü acaba? kendi müziğimizi kaliteleştirmek istiyosak ilkönce basın tarafından koyun gibi güdülmekten kurtulmalıyız. Kendi kültürümüzü iyi bilmeli ama dışarıya da açık olup bizdeki bu tip yanlışları görmeliyiz. Kendime eleştiri yapıcak olursam: evet su anda Türkiye'de yapılan güncel müzikle ilgilenmiyorum. yıllardır peşi sıra gelen kokuşmuş klişeleşmiş aynı kalıplar üzerinden müzik yapanlardan bıktım. kendi seçimlerimi yaptım ve rahatım. ama bu demek olmazda ben türkçe dinlemem. Bu ülke Barış Manço,Cem Karaca, Aşık veysel, MFÖ, Sezen Aksu, Candan Erçetin, Yavuz Çetin gibi sanat aşkıyla yanıp tutuşan ve orjinal eserler ortaya çıkaran insanlara sahipti, en azından bunlardan bikaçı kaldı. Türkyenin böyle müzisyenlere ihtiyacı var, tabi halkımızın uyanarak hakikatte neler başaran insanları görmesi lazım..
kötü kedi, neden buradaki herkes yabancı müzik dinliyo...yani genellikle ... adlı açtığın başlığında bu yazıyı yazmıştım ama sanırım okumamışsın, şunu söylemem gerekirki yukarıda alıntıda belirttiğim esasların ana mantığını alarak, diziler, tv programları vs. yani basının bize sunduklarını kafanda yeniden şekilleyebilirsin. devir kalite devridir, tüketici toplumunda bilinçli tüketici her zaman daha iyisini arar ve kendi önüne konulanları seçer, bu seçimler sosyolojik açıdan tartışılabilir ancak kişisel bazda bu seçimler suçlanamaz. artı garajda şu anda binlerce üye kayıtlı, bunlardan günde yaklaşık 500 kişi(tahminimce) bu foruma yazmakta ve garaj kanımca türk gencinin müzik bazında internette buluştuğu bi yer. bütün bu insanların zevklerini komple bilmek zor ya da değiştirmek zor, eğer türk yapıtlara olan ilginin artmasını bekliyorsan medyanın türk halkını eğitmesi ve daha kaliteli yapıtlara destek vermesini beklemek durumundasın.
saygılar.
-
sanada saygılar med..beni bi med slayer anladı o da yanlış anladı...ama yaklasmıssın..bak bizler tuketiciyiz tamam ...üretici vasfındakilerin çoğu rezil...(tüccar)....medya ya gelince...lanet edilecek bi medyaya sahibiz...sırf haber olsun diye turkiye isviçre macının olaylarını dunya onune serip(abartarak) rezil ettiler bizi..yani medyanın kimseyi egitecegi yokk.o sabahları yayınlanan kadın programlarına bakarsak bunu daha iyi anlarız..peki bu durumda kim kurtaracak bu sanatı müziği...sezen aksu tek başına mı?ya da yanına bi kaç sanatçıyı daha alıp mı??.beni anladıgın nokta turkiyenin en bilinçli müzikçilerinin burada buluşması..bende bu propagandayı ondan yapıyorum zaten..işi medyaya bırakırsaaak yaş.bu sanatı kurtaracak tek şey bilinçli okuyucu izleyici veya dinleyici kitlesidir...kötü diye yabancıya kaçan değil..yabancıdan güzeli yapılsın diye baskı yapandır...
-
bence dünyadaki genel yaklaşımda çok farklı değil. üretilen müziğin en büyük alıcısı 13 20 yaş arası kitle bu bir pazarlama gerçeği ve onları yakalamak için dünyanın her yerinde firmalar uygun grupları öne çıkartmaya çalışıyor. hepsinin amacı tabi ki çok satmak. ama türkiye burda açmaza giriyor. mesela x şirketi black eyed peas diye bir gruba albüm mü yapıyor? stüdyoya en iyi müzisyenler giriyor, en iyi aranjörler en ilginc düzenlemeleri yapıyor, akla hayale gelmez enstürmanlar altyapıda yan yana geliyor, mükemmel ötesi bir kayıt yapılıyor. image makerlar hedef kitleye göre o grubu giydiriyor, klipler cekiliyor ve sonuçta çok satıyor. bizim ülkemizde ise aynı prosedür biraz daha farklı işliyor. x şarkıcısı y firmasıyla anlaşıyor. hızlı ötesi bir sürede bir albüm kaydediliyor. bu kayıtlarda cok değerli müzisyenler calıyor coğu zaman ama çalınan şey çok önemli yani aranjman kötüyse stüdyo müzisyeni ne yapabilir ki? standart aranjman şöyle:
4 / 4 lük ritm bu aralar dancehall reaggae de sanki bu aralar moda oluyor gibi. encore un fois taki gibi bi klavye alttan ton veriyor. nakaratın ensturmantal tekrarı bir intro ilk kıta nakarat, ikinci kıta nakarat, göbek atma bölümü nakarat nakarat final. kötü bir kayıt oluyor maalesef. albüm yine satıyor ama teknik anlamda olması gerektiği gibi olmuyor. sonuçta bu sektörde çalışan cok insan var ama dünyanın gerisindeyiz. özellikle kayıt ve aranjman konusunda bu bir gerçek. bunların oturması tabii ki zaman alacak ve iyi şeyler olacak. mesela burhan öcal ın trakya all stars ı çok ilginc bir prodüksiyondu. ama rezalet bir kayıt. keşke daha iyisi olabilse. bunu bende görmeyi çok isterim. örneklerimi poptan vermemin sebebi daha çok tüketim hakkında konuşuyor olmamız. yoksa deneysel müzik anlamında dünyanın her köşesinde olduğu gibi türkiye'de de çok başarılı işler ortaya koyan insanlar mevcut. son olarak kötükedi'ye teşekkür ederim. forumda böyle konuların tartışılması hepimize faydalı oluyor.
ps:almanlarda hem teknoloji hem müzik teorisi herşey mevcut ama onlarda da allah vergisi bir kazmalık var. iğrenc müzik yapıyorlar. : )
hatta!
www.kutayyavuz.com