Kapat
..yükleniyor..
Kapat
İşi müzik olanlar, işlerini GaRaJ'da tanıtıp, müzisyene ulaşıyorlar. GaRaJ rehberini inceleyin.

! SOAD IN GERÇEK YÜZÜNÜN KANITI !

  • moroje • 31 Mayıs 2006 09:00 • #500171
    sadece türkler insan diilmi zaten? sen kalk ortaasyadan gel anadoluya milleti kır geçir yollarda çoluk çocuk kadın nevarsa gebert yollar boyunca sonra neymiş efendim anadolunun kapısı türklere açılmış.nasıl açıldı soran yok?? ulan allah can vermiş din vermiş dünyada müslüman olanlar ve olmayanlar vardır arkadaşlarım gerisi türkmüş kürtmüş yalan.insan var insan hepimiz acıkıyoruz hepimiz alıyoruz aşık oluyoruz,isteklerimi var arzularımız var.ben e bir türk genciyim bu güzel bişey.ama birilerinin canını yakarak ortaasyadan buralara geldiimi düşününce insanlık bu mudur diye düşünüyorum..birilerini evinden barkından edip sonra onların başına geçip vergi almak ve onlar da bu bağımlılıktan sıkıldıkları için daha rahat bi hayat için mücadelece verdiklerinde kalleş oluyorlar.hayır arkadaşım......sana aynı şeyi yapsınlar ne yaparsın??? neymiş efendim türkler bağımsızlığına düşkün milletmiş.ulan kim bağımlı olup acı çekmek ister ki?haaaa nasıl insansınız lan siz.benim ermeni olduğumu düşüneceksiniz belki de hayır ben türküm ve ortaasyadan beri ırkımdan utanan bi türküm......sırf bu hayvani duygularla et inverdiği azgınlıkla insanların duygularıyla ve hayatlarıyla toprak ve yeni keşifler uğruna oynanması ve birilerinin sesi çıktığında sus bakalım o işler öyle değil böyle..arkadaşlar ermenilerin ne kadar suçu varsa bi ülkenin düzenini bozmaya dair,osmanlının da bu durumu ele alışında o kadar hata vardır bence..herşey kafa koparmak değildir.......
  • fizban • 31 Mayıs 2006 11:43 • #500174
    1960'lı yılların ikinci yarısından itibaren, çeşitli ülkelerde yerleşik olan ermeni grupların, türkiye aleyhine başlattıkları karalama kampanyaları ile varlığını hissettiren sözde ermeni sorunu, 1973'den sonra "kanlı ermeni terörizmi"ne dönüşmüştür.

    bu tarihten itibaren türkiye'ye yönelik ermeni faaliyetleri, "dört t" planı çerçevesinde uygulamaya konulmuştur. bu plan, sözde ermeni sorununun tüm dünyada tanıtılması (terörizm ile), tanınması (soykırımın kabulü aşaması), tazminat alınması (türkiye'den) ve toprak elde edilmesi (türkiye'den) aşamalarını içermektedir.

    bugün, maksatlı olarak gündemde tutulmaya çalışılan sözde ermeni sorununun ne derece mesnetsiz olduğunu ve ne tür çıkar kaygıları ile ortaya atıldığını daha iyi anlayabilmek için tarihsel gelişiminin incelenmesinde fayda görülmektedir.

    2. ermeni kimliği ve tarihte türk-ermeni ilişkileri :

    tarihte, "ermenistan neresidir? nerede başlar? ve nerede biter?" sorularına cevap vermek çok güçtür. ansiklopedik kaynaklarda; erivan, gökçegöl, nahçıvan, rumiye gölü kuzeyi ve mako bölgesine, yukarı memleket anlamına gelen armenia, bu yörelerde yaşayan halka ise ermeni denildiği yer almaktadır.

    ermeni tarihçilerin bir kısmı, m.ö. altıncı yüzyılda kuzey suriye ve kilikya bölgesi'nde yaşayan hititlerden olduklarını, bir diğer kısmı ise nuh'un oğullarından hayk'a dayandıklarını iddia etmektedir. bunun yanında, ermenistan denilen coğrafyada yerleşen ve bugün ermeni diye adlandırılan toplumun, bölgenin kesin olarak neresinde yaşadıkları, sayıları ve aynı yörede ikamet eden diğer unsurlara kıyasla nüfus oranları bilinmemektedir.

    görülüyor ki, ermeni tarihçileri bile kökenleri konusunda fikir birliği içinde değildir. o halde tarih boyunca millet ve bağımsız bir devlet olma vasfını yakalayamayan bu toplumun, herhangi bir bölgeye "vatanımızdır" demeleri mümkün görülmemektedir. "büyük ermenistan" hayalinin de, tamamen yayılmacı bir düşüncenin ürünü olduğu değerlendirilmektedir.

    tarihsel olarak bakıldığında, ermenilerin sırasıyla, pers, makedon, selefkit, roma, part, sasani, bizans, arap ve türkler'in hakimiyeti altında yaşadıkları görülür. ermeni derebeyliklerinin bir çoğu, bölgeye hakim olan ve/veya ermenileri kendi saflarına çekerek kullanmak isteyen devletler tarafından kurdurulmuştur.

    1071'de türk hakimiyetine giren ermeniler'i, bizans'ın zulüm idaresinden kurtaran ve onlara insanca yaşama hakkını bahşeden, selçuklu türkleri olmuştur. fatih döneminde ise, ermenilere din ve vicdan hürriyeti verilmiş, ermeni cemaati için dini ve sosyal faaliyetlerini yönetmek üzere ermeni patrikliği kurulmuştur.

    ermeni patriği, kendi yetkisiyle ruhani reisleri azlediyor, dini ayinleri yasaklıyor, kendi adamlarından haraç toplayabiliyor, nikah işlerini yürütebiliyor ve hapis cezaları verebiliyordu.

    ermeniler, 19 uncu yüzyılın sonlarına kadar osmanlı idaresinde, türk insanının hoşgörüsünden de yararlanarak, adeta altın çağlarını yaşamışlardır. askerlikten muaf tutulan ve kısmen vergi muafiyeti tanınan ermeniler, ticaret, zanaat ve tarım ile idari mekanizmalarda önemli görevlere yükselme fırsatını elde etmişlerdir. rum isyanından sonra boşalan osmanlı hariciyesine yerleştirilen ermeniler'e osmanlı devleti'ne hizmetlerinden dolayı "milleti sadıka" adı verilmiştir.

    bu nedenle 19 ncu yüzyılın son çeyreğine kadar osmanlılar'ın bir ermeni sorunu olmadığı gibi, ermeni tebaa'nın da türk yöneticileriyle halledemedikleri bir mesele mevcut değildir.

    3. ermeni sorunu nedir ?

    osmanlı devleti zayıflamaya başlayıp, hemen her konuda avrupa'nın müdahalesine maruz kalınca, türk - ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. batılı ülkeler osmanlı devleti'ni bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için ermeniler'i türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir.

    özellikle avrupa'nın bazı büyük devletleri ıslahat" adı altında bir yandan osmanlı devleti'nin iç işlerine karışırken, bir yandan da ermeniler'i, osmanlı yönetimi'ne karşı teşkilatlandırmışlardır.

    böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlananermeni komiteleri ile ermeni kiliseleri'nin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, ermeni toplumu yavaş yavaş türkler'den uzaklaşmaya başlamıştır.

    türkler'in iyi tutumuna karşın, yabancı devletlerle ittifak etmek suretiyle türkler'le mücadeleye başlayan ermeniler, batı'nın desteğini alabilmek için kendilerini "ezilen bir toplum" olarak göstermeye ve "anadolu üzerindeki egemenlik haklarını türkler'in gasp ettiği"ni dile getirmeye başlamışlardır.

    islahat fermanı ile müslümanlar ve gayri müslimler eşit statüye getirilince ayrıcalıklarını kaybeden ermeniler,>1877 - 1878 osmanlı - rus savaşı sonunda, rusya'dan "işgal ettiği doğu anadolu topraklarından çekilmemesini, bölgeye özerklik verilmesini veya ermeniler lehine ıslahat yapılmasını" talep etmişlerdir. bu isteklerle birlikte ermeni sorunu ilk kez ortaya çıkmaya ve uluslar arası bir şekil almaya başlamıştır.

    ermeniler, bu kez ruslar ve ingilizler tarafından kullanılmaya başlanmış ve ingiltere'nin elinde, rus yayılmacılığına karşı bir ileri karakol vazifesi görmüşlerdir. ingiltere ve rusya tarafından tarih sahnesine sunulan ermeni sorunu, aslında emperyalizmin osmanlı imparatorluğu'nu yıkma ve paylaşma politikasının bir uzantısıdır.

    4. ermeni isyan ve katliamlari :

    ermeniler'e sırasıyla, anadolu'da; armenakan ve vatan koruyucuları", cenevre'de; hınçak tiflis'te; taşnak" komiteleri kurdurulmuştur. bu komitelere hedef olarak doğu anadolu toprakları, amaç olarak ise osmanlı ermenileri'nin birliği gösterilmiştir.

    bu amaçla kışkırtılan ermeni komiteleri, ilk olarak 1890 erzurum isyanı olmak üzere, kumkapı gösterisi, kayseri, yozgat, çorum ve merzifon olayları, sason isyanı, bab-ı ali gösterisi, zeytun ve van isyanı, osmanlı bankası'nın işgali, abdulhamit'e suikast taşebbüsü ve 1909 adana isyanlarını çıkartmışlardır. bu isyanlar sırasında, 1914'de zeytun'da 100, 1915 van olaylarında 3000 ve 1914-1915 muş olaylarında 20.000 türk,ermeni mezalimi sonucu hayatlarını kaybetmiştir.

    ermeniler, türk halkına en büyük zararı, birinci dünya savaşı sırasında giriştikleri katliamlarla vermiştir. bu dönemde ermeniler;türk köylerine baskınlar düzenlemek suretiyle sivil halka büyük zarar vermişlerdir. örneğin van’ın zeve köyü’nün bütün halkı, kadın, çocuk ve yaşlı demeden, ermeniler tarafından öldürülmüştür.

    5. tehcir kanunu, uygulamasi ve sözde ermeni soykirim iddiasi:

    ; osmanlı hükümeti’nin bütün iyi niyetine rağmen, ülkede ermeni olaylarının giderek yoğunlaşması, savunmasız kalan türk kadın ve çocuklarınaermeni saldırılarının artması ve ordunun bir çok cephede savaş halinde bulunması nedeniyle mahalli isyanların topyekün bir ihanete dönüşmemesi için, cephe gerisinin emniyete alınması ihtiyacı doğmuştur.

    bu maksatla, 24 nisan 1915'de ermeni komiteleri kapatılmış ve yöneticilerinden 235 kişi, "devlet aleyhine faaliyette bulunmak" suçundan tutuklanmıştır. ermenilerin her yıl "sözde soykırım anma günü" olarak andıkları 24 nisan, bu tarih olup tehcirle alakalı değildir."

    komitelerin kapatılması, ele başlarının ve bazı teröristlerin tutuklanması, olayları yatıştıracağına daha da şiddetlendirmiştir. osmanlı hükümeti son insani çare olarak; savaş bölgelerindeki halk ile osmanlı devleti'ne karşı casusluk ve hıyanetleri görülenlerin, ayrı ayrı -veya birlikte savaş alanlarından uzak yerlere "sevk ve iskanı" için 27 mayıs 1915'de "tehcir kanunu"nu çıkarmıştır.

    göçe tabi tutulanlar, imparatorluk sınırları içinde ordu-kastamonu, ankara-niğde, malatya-maraş, diyarbakır-urfa-adana ve suriye-irak bölgelerine gönderilmiş olup, 1916 ekim sonuna kadar toplam 702.900 kişinin göç ettirildiği belgeleriyle sabittir.

    1914 yılı resmi verilerine göre osmanlı devleti'nde 1.234.671 ermeni nüfusu bulunmaktadır. bu sayı ermeni patrikhanesi'ne göre 2.5 milyon, lozan konferansı ermeni heyeti'ne göre 2.2 milyon, fransız sarı kitabı'na göre 1.5 milyon, britannica'ya göre 1.5 milyon, ve ingiliz yıllığına göre 1 milyon olarak belirtilmektedir.

    buna göre en fazla 700.000 kişinin göçe tabi tutulduğu bir yer değiştirme olayında, ermenilerin iddia ettiği gibi 2-3 milyon kişinin öldürülmesi mümkün değildir. çünkü, zaten osmanlı devleti içinde 1.230.000 civarında ermeni bulunmaktadır. bunun da ötesinde eğer osmanlı devleti ermeni tebaasından kurtulmak isteseydi, bunu asimilasyon yoluyla halledebilirdi. oysa açıklandığı üzere ermeniler, imparatorluk içerisinde türklerden bile rahat bir yaşam sürdürmüşlerdir.

    0 halde sözde ermeni soykırım iddiası tamamen uydurma olup, hiç bir belge ve kanıta dayanmayan, hukuki zeminden yoksun olan ve türk düşmanlığı üzerine bina edilen, gerçek dışı, bir hayal ürünüdür.

    asoghik ve mateos'dan voltaire, lamartine, claide farrere, pierre loti, nogueres, ilone caetani, philip mashall brown, michelet, sir charles wilson, politis, arnold, bronsart, roux, grousset, edgar granville, garnier, toynbee, price, bombaci'ya kadar uzanan ve bazılarına hiç de türk dostu damgası vurulmayacak pek çok tarihçi ve yazar türklerin bu konudaki hakkını teslim etmişlerdir.

    nitekim abd'li ermeni profesör hovannısıan, 1982 yılında münih'te yapılmış olan "dünya ermenilerinin problemleri kongresi'nde bu gerçeği, "ermeni soykırımı ispatlanamamıştır. soykırım hukuken geçersizdir ve zaten zaman aşımına da uğramıştır" şeklinde dile getirmiştir.

    ayrıca, 1998 haziran ayı içerisinde ingiliz hükümeti, lordlar kamarasında ermeni soykırımına ilişkin sorulara maruz kalmış ve bunlara yazılı olarak, "türk hükümeti'nin ermeni tebasını yok etmeye dair bir kararının mevcudiyetine ilişkin bir kanıt bulunamadığından, ingiliz hükümeti, 1915 olaylarını soykırım olarak tanımamıştır" yanıtını vermiştir.

    abd'li prof. bernard lewis ve prof. stanford shaw da, sözde ermeni soykırımının gerçek olmadığı konusundaki tezleri nedeniyle, ermenilerin yoğun tepkisine maruz kalmıştır. soykırım iddiasına bernard lewis, 1993 yılında "le monde" gazetesinde yayımlanan makalesinde şöyle değinmiştir: "osmanlı hükümeti'nin ermeni ulusuna karşı kitlesel imhayı öngören bir planı olduğunu gösteren geçerli kanıt yoktur. türklerin "tehcire" (ermeni halkın savaş alanından alınarak başka yerlere gönderilmesi) başvurmalarının meşru nedenleri vardır. çünkü ermeniler, osmanlı topraklarını işgal eden rusya ile ittifak halinde türklere karşı çarpışıyorlardı". yine dr. karakın pastırmacıyan'ın "anadolu'yu sarkı şimendifer meselesi" adlı kitabında, erzurum çevresinde yaşayan 15.000 civarındaki ermeni'nin kendi isteğiyle türkiye'yi terk ettiği, ermenilere türkler tarafından baskı yapılmadığı ve soykırım gibi bir muamelenin olmadığı yer almaktadır.

    6. soykirim nedir? örnek soykirim olaylari :

    soykırım; ırk, milliyet, etnik ve din farklılıkları nedeniyle insan gruplarının yok edilmesidir. bu suç direkt olarak bir hükümet tarafından veya onun rıza göstermesi ile işlenebilir. birleşmiş milletler genel kurulu dünyada soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmak için 1948'de "soykırım sözleşmesi'nı kabul etmiş ve türkiye de bu sözleşmeye 1950 yılında taraf olmuştur.

    soykırım dendiği zaman, 2 nci dünya savaşı boyunca nazilerin yahudilere ve diğer etnik gruplara karşı giriştikleri kitlesel kıyım akla gelir. 1939 ila 1945 yılları arasındaki dönemde, 5-6 milyon yahudi, 3 milyondan fazla sovyet savaş tutsağı, birer milyondan fazla polonya ve yugoslavya sivil halkı, 200.000 civarında çingene ve 70.000 özürlü insanın canına kıyılmıştır. işte soykırım budur.

    bunlara ilave olarak, birleşmiş milletler'in önleyici yönde sözleşmesi olmasına rağmen, modern çağda da sayısız soykırım olayı görülmüştür. örneğin 1965-1966 yıllarında endonezya ordusu bir milyon komünisti ve ailelerini öldürmüş, 1975-1979 yılları arasında kamboçya'da kızıl kmerler 1.7 milyon kamboçyalı'yı katletmiş, 1994'de ruanda'da 500.000 tutsi, hutular tarafından öldürülmüş ve 1991'den sonra bosna-hersek ile kosova'da binlerce müslüman sırp vahşeti sonucu hayatını kaybetmiştir."

    soykırım suçu, gerçek anlamda yukarıda örneklenmiş olan olaylarda işlenmiştir. ermenilerin iddia ettiğinin aksine, 1915 yılında doğu anadolu bölgesindeki ermenilere yönelik uygulama, sadece güvenliğin sağlanması amacıyla imparatorluk içinde başka bir bölgeye göç ettirme olup soykırım ile hiç bir alakası yoktur.

    ermenilerin doğu anadolu'da savaş ve tehcir sırasında kayıplar verdikleri doğrudur. ancak bu kayıplar, doğu anadolu'da yaşanan savaş ve isyanlar nedeniyle asayişin sağlıklı olarak sağlanamaması, araç, yakıt, gıda, ilaç yetersizliği, ağır iklim şartları ile tifüs gibi salgın hastalıkların yol açtığı tahribat sonucu meydana gelmiştir.

    aslında ermeniler, geçmişte hakimiyeti altında yaşadıkları devletlere ihanetlerinden dolayı bir çok kez buna benzer göç hareketlerine tabi tutulmuşlardır. sasaniler 379'larda 70.000 ermeni'yi iran'a, bizanslılar 1025'lerde doğu anadolu'daki 40.000 ermeni'yi sivas ve kayseri'ye, memluklar 1250'lerde 10.000 kadar ermeni'yi mısır'a, 1743'de iranlılar 24.000 ermeni'yi iran içlerine ve 1777'de kırım'ı işgal eden ruslar bölgedeki binlerce ermeni'yi steplere sürmüştür.

    tarih boyunca sayısız göç ve sürgün olayına maruz kalan ermenilerin, bunların hiç birini gündeme getirmeden, sadece 1915'de osmanlı devleti tarafından son derece haklı gerekçelerle göçe tabi tutulmalarını sözde soykırım adı ile sorun haline getirmeleri maksatlı olup, türkiye'nin bütünlüğünü bozmaya yönelik politikaların bir ürünüdür. batılı ülkelerin, afrika ve balkanlar'da yaşanmakta olan gerçek anlamdaki soykırım hareketlerine seyirci kalarak, sözde ermeni soykırımına sahip çıkmaları, bunun en iyi göstergesidir.

    7. ermeni terörü :

    türkiye açısından ermeni sorununun önemli bir boyutu, ermenilerin türklere karşı silahlı terör metodolojisini kullanmaya başlamalarıdır. özellikle türk devlet adamlarına yöneltilen bu taarruzu strateji ilk defa 1905'de 2. abdülhamit'e yapılan bombalı saldırı ile başlamıştır. 1965 yılına kadar sakin bir dönem geçirdikten sonra,ermeni lobisinin desteğiyle terör hareketleri birdenbire tekrar ortaya çıkarılmış, 1972 yılı sonuna kadar çeşitli ülkelerde 20'ye yakın anıt dikilmiş, basın ve yayın faaliyetleri programlı olarak uygulamaya konmuştur.

    ermeni terörü, yurt dışındaki türk görevlilerine, temsilciliklerine ve kuruluşlarına yönelik silahlı saldırılar şeklinde kısa zamanda hızlı bir tırmanış göstererek yoğunluk kazanmıştır. bu dönemde, avrupa ve doğu ülkeleri ile suriye ve lübnan'da üsler edinen ermeniler, kıbrıs rumları ve yunanistan ile işbirliği içine girerek eylemlerini gerçekleştirmişlerdir.

    ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine taktik değiştirerek, pkk terör örgütü ile işbirliğine gitmişlerdir. 1984 yılında cereyan eden eruh ve şemdinli baskınlarıyla, pkk sahneye itilmiş ve asala-ermeni terörü geri plana çekilmiştir.

    ermeni terör örgütlerinin müşterek amacı; her fırsattan yararlanarak türkiye'yi istikrarsızlığa sürüklemek ve sözde işgal altındaki ermeni topraklarını kurtararak, "bağımsız bir ermenistan" kurmaktı. bu gün devlet olma özelliğini elde eden ermenilerin, söz konusu isteklerinin değişik başlıklar altında devam ettiği görülmektedir.

    8. bugünkü durum ve sonuç :

    sscb'nin dağılmasından sonra, 23 eylül 1991'de bağımsızlığını ilan eden ermenistan cumhuriyeti, türkiye'ye yönelik "sözde soykırım" iddialarını bir devlet politikası haline getirmiştir. ermeniler, zulme ve haksızlığa uğramış bir toplum imajı yaratarak, dünya kamuoyunu başta abd ve fransa olmak üzere belli başlı devletleri ve uluslararası kuruluşları, ermeni davası lehine çekmeye çalışmaktadır.

    böylece soykırım iddiaların kabulü ve tesciline bağlı olarak, türkiye'den yüklü bir tazminat almak ve son aşamada ise türkiye sınırları içerisinde bulunduğunu iddia ettikleri sözde ermeni topraklarının iadesini sağlayarak büyük ermenistan'ı kurmak yönünde bir siyaset izlemektedirler. nitekim ermenistan parlamentosu 23 ağustos 1990'da kabul ettiği bildiride; "ermenistan cumhuriyeti, osmanlı türkiyesi ve batı ermenistan'da gerçekleştirilen 1915 soykırımının uluslararası kabul görmesi çabasını destekler" maddesine yer vermiştir.

    ; sözde soykırımın tanınmasını hedefleyen girişimler, özellikle belçika, fransa, avustralya, yunanistan, lübnan, kanada, rusya, abd ve arjantin'de yoğunlaşmış ve bu ülkelerde ardı ardına soykırım anıtları dikilmeye başlanmış, hatta bazılarının okullarında sözde soykırım ders olarak okutulmaya başlanmıştır. bu alanda en önemli gelişme ise 29 mayıs 1998'de fransa meclisi tarafından sözde ermeni soykırımının resmen tanınmasına dair tasarının onay için senatoya gönderilmesidir.

    ter-petrosyan yönetiminin nispeten ılımlı tutumundan sonra, nisan 1998'de koçaryan'ın cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte, aşırı milliyetçi hareketler serbest bırakılmış, ve ermenistan türkiye ile ilişkilerinde sertlik yanlısı bir politika izlemeye başlamıştır.

    ; bunun yanı sıra koçaryan, yapmış olduğu resmi bir açıklamada; "soykırımı hiçbir zaman unutmayacaklarını, dünyaya bu trajediyi hatırlatmak durumunda olduklarını, soykırımın cezasız kaldığını ve uluslar arası tanıma ile kınamanın layık olduğu şekilde gerçekleşmediğini" ifade etmiş, birleşmiş milletler genel kurulu'nun 53. oturumunda da bilinen iddialarını tekrarlayarak, ermenistan'ın türkiye ve azerbaycan tarafından abluka altına alındığını dile getirmiştir.

    günümüzde sözde ermeni soykırımı adı ile bütünleşmiş olarak görünen ermeni sorununun; türkiye'den tazminat almak ve ardından toprak talep etmek, pkk terör örgütüne örtülü de olsa destek vermek ve türkiye'ye dost olmayan çevre ülkelerle ittifak kurmak suretiyle ülkemiz aleyhine faaliyetlerde bulunmak ve yukarı karabağ ile azerbaycan konusunda uzlaşmaz bir tutum içerisinde olmak gibi boyutları bulunmaktadır.

    ; sonuç olarak ermeni sorunu, osmanlı döneminde bu imparatorluğu parçalayarak çıkarlarına ulaşmayı amaçlayan ülkelerce ortaya çıkarılmış, bu gün ise isimleri değişmekle birlikte aynı çıkar çevrelerinin türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek istemeleri ve bölgede güçlü bir türkiye arzu etmemelerinden dolayı, çeşitli yönleriyle birlikte sıcak tutulan suni bir sorundur.

    kaynak: türk silahlı kuvvetleri web sitesi
    http://www.t s k.mil.tr/uluslararasi/ermenisorunu.htm
  • STEVERAYVAUGHN • 31 Mayıs 2006 11:43 • #500175
    birader ki kuruşluk lise tarih kitabından okuduklarınla türk tarihine hakaret etme.biz ortaasyadan katliam yaparak anadoluya girmedik.ayrıca demişsin müslüman vardır yoktur.galiba sen bi müslümansın ama islam tarihini kuruş kadar bilmiyosun.biz anadolu savaşlardan önce dervişlerle islamı anlatarak sevgiyi hoşgörüyü anlatarak gönüllerde fethettik.önce biraz tarih bilgini arttır sonra konuş.şşunuda bilki bu topraklarda ermenilerden önce iskitler varı ve iskitlerde köken olarak türk buna ne diceksin.umarım bunu okuyunca kendine gelirsin.ama sana kızmıyorum sana türk tarihini adam gibi anlatmıyan bu eğitim sistemine kızıyorumm
  • fizban • 31 Mayıs 2006 11:56 • #500176
    birde ikide bir türklükten bahsetmeyin arkadaşlar saçmalık. burda ben türküm bunlar atalarıma küfrediyor hede ediyor hödö ediyor diyen arkadaşlar. sizler yuvarlak ya da diğer bir değişle ay yüzlümüsünüz? gözlerinizin şekli hafif çekik-badem mi? saçlarınızdüz-dalgalımı? teniniz buğdaymı? boyunuz en fazla 170 mi?. türkiye de safkan türk yoktur. neredeyse imkansız... bu saydığım bedensel özellikler gerçek türk özellikleridir. hatta ay yüzlü badem gözlü tanımlamasıda burdan doğmuştur. eğer ki memleketiniz kuzey doğu-doğu ise emin olun kanınızda ermeni kanıda vardır slav kanıda. egeliyseniz emin olun atlarınızdan biri kaçırmıştır bir rum güzelini. kanınızda rumlukda vardır ama siz bilmezsiniz. bizler osmanlıydık arkadaşlar türk değil. bir osmanlıya gidipde sen türksün denildiğinde bunu hakeret olarak kabul ederdi. bu yüzden osmanlı üstünden milliyetçilik yapmayın.
    unutmayın ki 700 yıl bu insanlarla birlikte yaşadık. onlar bunu unuttup bizi arkamızdan vuruyorsa bu onların ayıbıdır. yanlış yanlışla karşılanmaz!! 700 yıl boyunca birlikte yaşamış bir toplumu yan yana kardeşçe yaşamış bir toplumu "dış güçler" etkisiyle birbirlerine düşürüyorlar ki bunun en büyük kanıtı kürt-türk sorunudur.. yoksa biliyorlarki bu ülkeyi başka türlü yok edemezler..

    unutmayın burda türklükten bahseden atasından bahsedenler kanınızda ermeni kanıda olabilir laz da olabilir yunanda olablir arap(bu kesin vardır) da olabilir rum da olabilir slavda olabilir hede olabilir hödö olabilir. insanların kanına değil insanlığına bakmayı öğrenin.
    şu ana kadar hiç bir köpeğin sen labradorsun sende dobermansın senin baban benim tasmamı kırdı senin deden kuyruğuma bastı tüm labradorlar tasma katili, tüm dobermanlar kuyruk ezici!! huaaaa!!!! hev hev!! şeklinde birbirlerine girdiklerini görmedim.. peki biz insanların sorunu ne? birbirimizi çekemiyoruz?
    dediğim gibi onlar böyle yapıyorsa bu onların yanlışı. yanlış ise yanlışla karşılanmaz.. tepkini küfrederek değil dinlemeyerek koyarsın. konserine gitmezsin. tutupta bu kadar agresif bir şekilde tepki verirsen haklıyken haksız duruma düşersin ki onların istediğide bu... bu yüzden böyle yapıyorlar. bu oyuna gelmeyelim arkadaşlar. öfkeye kapılmadan mantıktan uzaklaşmadan aklımızı kullanarak hareket edelim..
  • narkozz • 31 Mayıs 2006 13:01 • #500177
    demekki ben tam türküm nihahaha
    neyse.
    haklısında insan öfkesini de nasıl çıkaracağını bilmiyor yani ne bileyim şu anda bu toprakk üzerinde bağımsız olarak yaşamamızı borçlu olduğumuz ULU ÖNDERİMİZE ve kumandanlarına, erlere katil zart zurt diyorlar.
    demek istediğim
    tepkimizi dinlemeyerek, konserine gitmeyerek, albümünü almayarak dile getiriyoruz(kendi adıma) da öfkemizi bir şekilde çıkartmamız lazım.hala onları dinlemeye devam eden soyu her ne ise artık şahsiyetlere de kızıyoruz
    alakasız oldu ama neyse idare edin artık.
    o grubun ismini duyunca çıldırıyorum mazur görün.
    SAYGILARIMLA
  • bigbooots • 31 Mayıs 2006 14:32 • #500178
    sen oraya "falan feşmekan" yazarak mı basite indirgeyeceksin benim yazdıklarımı?orada vermek istediğim mesajlar açıktır, anlayana.


    ben de diyorum ki kimse çıkıp "metallica'nın allah belasını" versin demez. türk gençleri, şu tarihte "türk" kavramına küfreden bir metallica olsa idi, onları headbang yaparak dinlemeye devam ederdi. zira metallica'nın geçmişte yaptığı albümler türk nosyonuyla alakasız çalışmlar. onları dinlememek metallica' ya koyulan, ve metallica'nın çükünde olmayacak bir ambargo olur.ama sen onları dinlemeyerek kendi milli duygularını tatmin edebiliyosan, protestonun doruklarında oksijen soluyorsan ne ala. elini kullanmadan mastürbasyon bile yapıyosundur belki.


    bu bahsettiğin durumdaki gençler benim gözümde soad dinleyen elemanlarla eşdeğer olacaktır.. ve ben yine kimseyi ayırt etmeksizin tepkimi bir şekilde dile getiririm.. yaptığım protestolar onların s.kinde olsun olmasın o da benim s.kimde olmaz.. ve evet, ben onları dinlemeyerek, gereken protestoları yaparak milli duygularımı tatmin etmiyorum, sadece bu vatana karşı olan sorumluluğumu bir nebze de olsa yerine getirdiğimi düşünüyorum..

    ya sen hangi kimlik arayışından bahsediyorsun? bir de "biliyorum" demişsin tanıyormuş gibi.forumdaki iki mesajımla karakter tahlili yapacağına, sıçtığım donu getireyim bok falı bak bana. neyi biliyosun allasen? ben kimlik arayışındayım çünkü olaylara objektif yaklaşıp kendi özgün yorumlarımı garaj takipçileriyle paylaşabiliyorum. sen artık karakteri oturmuş entelijans bir über insansın çünkü son okuduğun kitabı buraya copy/paste ederek kültür birikiminle milyonları peşinden sürükleyebiliyosun öyle mi? senin gibi aşmış insanlara portakallı ördek ısmarlamak isterim.


    kimlik arayışında olduğunu söylemem aslında bir hakaret değil, iltifattı.. ha şimdi sen nasıl oluyo diceksin.. şöyle ki; sürekli arayışta olan insan düşünen insandır.. ki düşünen insan da benim gözümde doğru insandır.. merak etme, ben de hala arayış içerisindeyim.. yani sen neysen, ben de oyum..

    ayrıca o mesajda copy/paste yok, gözlem ve birikim var.. hangi kaynaktan copy/paste yaptığımı bi belirtseydin de öğrenseydik.. beni ''iki mesajdan karakter tahlili yapmakla'' suçlayan sen, bu yazdıklarınla aynı şeyi yapmışsın.. tebrikler..

    son olarak ben popülist bi insan değilim.. çoğunluğun peşine amaçsızca takılan g.tleklerden hiç değilim.. benim bu konuda düşündüklerimle buradaki çoğunluğun düşündüklerinin aynı olması, bahsi geçen konuda çoğunluğun görüşlerini (tam olarak olmasa da) doğru bulmamdandır.. ayrıca sana ilginç gelicek belki ama ben siyasetten çıkarı olan bir insan değilim, bunu da belirtiyim dedim..

    mutlak doğru yoktur zaten, herkes kendi doğrularını bulur. benimkiler de mevcut aklımın bir yerlerinde. tamam da "bak ben senden 2 yaş küçüğüm" de nesi orda? istersen beşikte bebe ol, istersen mezarda dede...şu benim için yazdığın cavap nitelikli mesajdan sonra pek önemi yok, düşüncelerini benimkilerden üstün görme hakkın sende saklı kalsın. ve en son "tek yapman gereken mantığınla hareket etmek" demişsin..ben zaten mantığımla hakreket ediyorum, duygularını işe karıştıran sizlersiniz. provakasyonun etki ettiği şey insan duygularıdır, şu topic altındaki çoğu yazı duygularına yenik düşmüş.
    önemli bir dönemden geçen güzel ülkemin kaos ortamına dönüşmemesi için en azından gençlerin sağ duyulu olması lazım.


    2 yaş küçük olma muhabbeti ''saygım sonsuz'' anlamındaydı.. gerisini getirip, net olarak izah edememişim.. kusura bakma..

    kendimi hiçbir konuda başkasından üstün görmem.. huyum değildir.. sadece bu konuda haklı olduğumu iddia ediyorum.. hani demiştin ya ''herkesin kendi doğruları vardır'' diye.. işte bana göre de doğru olan benimkisi ve senin de doğruyu bulmanı istiyorum.. çünkü benim başka doğrum yok bu hususta.. ha belki ben yanlış düşünüyorum.. yeri gelir yanlışlarımı kabul ederim.. çünkü o da bi erdem, bunun yeterince farkındayım..

    ve geldik en civcivli bölüme.. bu konuda belki uzun uzadıya konuşuruz.. ama konu amacından sapar.. neyse, ben ''mantıklı düşünmek esas, ama duyguları boşvermeden'' demiştim.. sen de karşı çıkmışsın buna.. insanı hayvandan ayıran nedir?? bilinçli düşünebilmesidir.. peki duygu denilen b.k nedir?? tek bişey söyliyim, varoluştan gelen bişey değildir.. insanlık tarihinin, birikiminin ürünüdür.. yani toplumun.. eğer sen sadece mantığınla hareket edersen ve duygularını bi köşeye atarsan, insanoğlunun varoluşundan beri gelen birikimleri de bir kenara atmış olursun.. sadece mantık esas olursa, herzaman en iyi sonucu alamazsın.. yeri gelir düşünceler sapkın hale gelir ve o konuda doğru bulduğun şey bir hayvanın varoluşundan gelen bazı şeyleri destekler.. yani en başa dönersin, bi hayvandan farkın kalmaz.. (burda hakaret yok, soyumuz aynı kökene dayanıyo merak etme) buna hemen cevap verme, senden ricam biraz düşün..

    açıkçası ben burda,

    -allah belalarını versin
    -gerbersinler, türkiyeye gelirlerse analarını s...
    -soad dinleyen türk değildir!

    gibi fevri cevaplar yerine;

    -*kimden aşağı kasımpaşa
    -eğleniyor gençler
    -gidip kumda oynasınlar

    gibi serin cevaplar bekliyordum. çok daha manidar olurdu, tıpkı eurovision'da ermenistan'a giden 10 puan gibi...


    tepkisiz birer polyanna olalım hepimiz ne dersin?? bi filmde geçiyor, aynen yazıyorum.. ''dünyayı bok götürüyor, masallar mı kurtaracak dünyayı'' bunlar masal dostum!!

    elini kullanmadan mastürbasyon bile yapıyosundur belki

    sıçtığım donu getireyim bok falı bak bana

    senin gibi aşmış insanlara portakallı ördek ısmarlamak isterim


    bu arada iyi laf ebeliği yapıyosun, takdir ettim.. ciddiyim!!

    saygılar..
  • gokcen • 31 Mayıs 2006 14:33 • #500179
    bu görüntülerin malesef gerçeklik payı var ama yanlı olması acı...
    keşke kendi yaptıklarını da ekleselerdi bu sömürü kokan klibe..ne diyim işte haklı davamızda haksız duruma düşüyoruz malesef değerlerimize sahip çıkmayarak...pasifiz malesef ve malesef...
  • syarar • 31 Mayıs 2006 14:40 • #500180
    hoşgörüyle sömürülen ülke:türkiye
    ben aziz nesin'e hak veriyorum yani türk milletinin %60 diyordu ama bence 90 olmalı(aziz nesin: türk milletinin % 60ı atpaldır demiş aziz nesin bu sözü sarfettikten sonra oluşan tepkiye cevaben özür dilemiş ve aslında bu oranın %80 olduğunu söylemiştir.)
    bu ülke bunu hakediyor bu millet böyle saf oldukça sömürülüp aşağılanmaya devam edecek bir tarafta kürt sorunu bir tarafta kıbrıs sorunu (megalo idea) bir tarafta ermeniler kötü şeyler bekliyor bu ülkeyi

    profösörün konferansına 5 kişi hülya avşara 500 kişi gidiyor

    bilime ayrılan bütçe diyanete ayrılanın ellide biri

    1961 devrim otomobiline ayrılan bütçe 900bin beygirciliğe ayrılan bütçe 30 MİLYON du

    yaradılış diye bir düşünce bilimde ortadan kalkmış bizde hala din kültürü dersi var

    üniversiteyi kazanan gençler uyutuluyor türlü şekillerle

    ben söyleyeyim BİZDEN ADAM OLMAZ asıl suç bizde arkadaşlar ya da koltukta oturan yarımakıllılarda onlara oy veren bizdee(yani sonuçta biz türkiyede azınlığız birşeyleri bilenler olarakonun içinde tekrar BU ÜLKE ADAM OLMAZ diyorum
  • tolqing • 31 Mayıs 2006 14:48 • #500181
    bu ülkede yasayan herkes türktür,ermeni asıllısıda arap asıllısıda rum,çerkez,balkan hepsi... hem bu burda öyle laf salatası yapılarak konuşulcak seyde diildir öyle,yok osmanlıya türk demezlermişte faso fiso,,burda önemli olan kültür birliği millet birliğidir ve biz türk bayrağının altında türk cumhuriyetinin vatandaslarıyız ve de Türküz soyumuz baska bi ırkmış hiç farketmez!!olayı ne boyutlara çektiniz ya maşallah
  • tolqing • 31 Mayıs 2006 14:50 • #500182
    sana denilcek tek laf yok kardeş ya nasıl bi algıdır bu pes